Sitede Ara

Ana Duâsı

Ocak 29th, 2009 Yazar pasa
Müslüman evlâdı, her zaman ana-babasının hayır duâlarını almaya çalışmalıdır.

Bâyezîd-i Bistâmî (k.s.) Hazretleri’nin ihtiyar ve hasta bir annesi vardı. Gece yarısı uykusundan uyanıp kendisinden bir bardak su istemesi üzerine, destiden su doldurup getirinceye kadar anası tekrar uykuya dalmıştı. Bâyezîd-i Bistâmî (k.s.), elinde bir bardak su ile uyanacak diye anasını sabaha kadar bekler.

Sabah Namazı için uyanan anası, oğlunun, elinde bir bardak su ile ayakta beklediğini görünce, son derece duygulanır. Ve bu fedâkâr oğlu için; “Ârifler sultânı olasın oğlum!” diye yürekten duâ eder.

Annesinin duâsı bereketi ile Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri, gerçekten ârifler sultânı olur. Ve bütün tasavvuf kitaplarında hep bu ünvân ile anılır.

Bununla birlikte anne bedduâsından da son derece sakınmalıdır. Onların bedduâsını alan evlâdın, dünyâda iki yakası bir araya gelmeyeceği gibi, âhırette de ebedî hüsrâna uğrayacağında şüphe yoktur.

Sahâbe-i kirâmdan Alkame adında bir zât vardı. Evlendikten sonra annesine karşı tutum ve tavrı iyice değişmişti. Bu durumdan ihtiyar annesinin gönlü incinmiş, kalbi kırılmıştı.

Böylece günler geçti. Birgün Alkame, hastalanarak ölüm yatağına düştü. Annesine olan kırıcı davranışından dolayı dili tutuldu. Son nefesinde söylemesi gereken kelime-i şehâdeti söyleyemedi.

Nihâyet Rasûlullâh (s.a.v.)’in ısrârı ile, yaşlı anne, evlâdını affedip hakkını helâl etti. O anda Alkame’nin dili çözüldü ve kelime-i şehâdet getirmeye başladı. Rûhunu da bu îmânla teslîm etti.

Alkame yıkanıp kefenlendikten sonra, namazı kılınıp defnedildi. Ardından Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz, kabri başında durarak orada bulunanlara şöyle hitâb etti:

“Ey muhâcirler!

Ey ensâr!

Kim karısını, annesinden daha üstün tutarsa, Allâh’ın lâneti onun üzerinedir. Onun diğer ibâdet ve iyiliklerinin de kendisine bir fâidesi yoktur, kabul olunmaz.”

Ancak bu hadîs-i şerîf; eşin, kayınvâlide karşısında ezilmesi ve hiçbir hak sâhibi olmaması anlamına gelmez. Çünkü İslâm’da eşin de, annenin de hak ve sorumlulukları dengelenmiştir.

kaynak mollacami.com

Kategori Açıklamalar | Yorum yok »

Uyku adâbı

Ocak 28th, 2009 Yazar pasa
Allah-u Teâlâ buyuruyor ki:
Sizin için geceyi örtü ve uykuyu istirahat kılan, gündüzü
de dağılıp çalışma (zamanı) yapan, O’dur.120
Hadis-i Şerifte ise;
Hüzeyfe İbni’l-Yemân radiya’llahu anh’den şöyle dediği
rivâyet olunmuştur: Nebî (s.a.v) gece yatağına girince (sağ)
elini (sağ) yanağının altına kordu. Ve: “Bismike’llahümme
emûtü ve ahyâ’ = Allah’ım! Sen’in adını anarak ölürüm ve
dirilirim (uyurum, uyanırım)” der idi. Uykudan kalkınca da:
“El-Hamdü li’llâhi’llezî ahyânâ ba’de mâ emâtenâ ve
ileyhi’n-nüşûr = O Allah’a hamd ederim ki beni öldükten
sonra dirilten O’dur. Öldükten sonra (ba’s için) dirilmemiş
de (böylece) O’na âitdir”121 İslâmiyette uyku esnasında
edeb ve terbiyeye aykırı olabilecek hallerde bulunmak nehy
olunmuştur. Bu cümleden olmak üzere yatağa çıplak
yatmak yoktur. Uykuya yatmadan önce dişler temizlenir ve
119 Hadîs, Sünen Ebû Dâvud
120 Furkan Sûresi, Âyet 47
121 Hadis Buharî 2144
abdest alınır. Abdesti varsa yenilemek nur üstüne nurdur.
Kıbleye karşı ayaklar uzatılmaz ve yatağın yönü buna göre
tertiblenir. Kıbleye karşı sağ tarafa yatılır. Yatmadan yedi
Âyet-el Kürsi veya üçer defa ihlas, felak ve nâs sureleri
okunur ve dua edilir. Uykudan kalkar kalkmaz besmele
çekmek, dişleri misvakla temizlemek, abdest almak ve
ancak bundan sonra herhangi bir şeye dokunmak olabilir.
Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Benim gözlerim
uyur, lâkin kalbim uyumaz. (Yani zikrullahtan bir an gâfil
olmaz.)
,kaynak mollacami.com

Kategori Açıklamalar | Yorum yok »

« Önceki yazılar Sonraki yazılar »