Sitede Ara

Rabbimizin Büyüklüğü ve Merhameti

Şubat 8th, 2009 Yazar pasa

Ebu’l Hasen el Ferra,Ebu Bekir el Cülcani,Muhammed bin İshak bildiriyor:
Ömer bin Hattab,ağlayarak Rasulullah (sav) nin yanına girdi.O’na:
“Niçin ağlıyorsun ey Ömer?” dedi.O da:
“Ya Rasulullah,kapıda bir genç var,öyle ağlıyorki,yüreğimi yaktı.”deyince efendimiz:
“Ya Ömer onu içeri al” diye buyurdu.Genç ağlayarak içeri girdi.Rasulullah ona:
“Ey genç niçin ağlıyorsun” diye sordu.O da:
“Ya rasulullah günahımın çokluğuna ağlıyorum.Allah’ın bana gazap etmesinden korkuyorum”dedi.Efendimiz ise:
“Ey genç,Allah’a hiçbir şeyi ortak koştun mu?” diye sordu.O ise:
“Hayır” dedi.
“Haksız yere bir cana kıydın mı?”
“Hayır”
“Öyleyse Allah senin günahını bağışlar,isterse yedi kat gökler,yedi kat yerler ve büyük dağlar kadar olsun” diye buyurunca,Genç:
“Ya Rasulullah benim günahım yedi kat göklerden,yedi kat yerlerden ve büyük dağlardan daha büyüktür” dedi.Efendimiz ise:

“Senin günahın mı daha büyük yoksa Kürsi mü büyük?” dedi.genç ise “benim günahım daha büyük” dedi.
“Senin günahın mı daha büyük yoksa Arş mı daha büyük” buyurdular.Genç ise “Benim günahım daha büyük” dedi
“Senin günahın mı daha büyük yoksa Aziz ve Celil olan Allah mı?” diye sorunca genç bu sefer:”Hayır,Allah daha büyüktür” der. ardından efendimiz: “Büyük günahı ancak büyük olan Allah bağışlar” der ve günahını sorar. Genç ise:”Senden utanıyorum ya rasulullah” der.efendimiz günahını anlatmasını tekrar ister.Genç ise :

“Ben kefen soyan biriydim.Yedi yıldır bu işi yapardım.Nihayet Ensar kızlarından biri öldü.Ben de kabrini açtım,onu kefenimden çıkardım.Az geçmeden şeytan beni yendi,döndüm onunla cima ettim.Az geçmeden genç kız kalktı ve ‘Yazılar olsun senin gibi gence,ceza gününün sahibi ceza veren Allah’tan utanmıyor musun? Yarın kulların arasında hüküm vermek için Kürsi’ye koyacak; zalimden mazlumun hakkını alacaktır.Sen beni ölülerin arasında çıplak bıraktın.Beni Allah’ın huzuruna cünüp olarak durdurdun’ dedi.”

Efendimiz bunu işitince,sıçradı,genci kafasından itti:
“Ey fasık sen cehenneme muhtaç birisin,huzurumdan çık!” dedi.Genç de çıktı,kırk gece Allah’a tövbe etti.Kırk gece tam olunca,başını göğe kaldırdı:

“Ey Muhammed’in,Adem’in ve Havva’nın ilahı,eğer beni affettiysen,Muhammed sallalahu aleyhi ve selleme bildir.Yoksa gökten bir ateş gönder de beni yaksın.Beni ahiret azabından kurtar” dedi. Hemen Cebrail melek efendmize gelerek:

“Esselamu aleyke,Ya Muhammed,Rabbin sana selam söylüyor” dedi.O ise:”O Selam’dır,selam ondandır,selam ona döner” buyurdu.Cebrail ise:

“Allah şöyle buyuruyor”dedi:

“Mahluku sen mi yarattın?” efendimiz ise:”Hayır,Onları da beni de O yarattı.” dedi.

“Onlara sen mi rızık veriyorsun?” efendimiz ise:”Hayır,onlara da bana da O rızık veriyor” dedi.

“Onların tövbesini sen mi kabul ediyorsun?” efendimiz ise:”Hayır,Benim de onların da tövbesini Allah kabul ediyor” dedi.

“Öyleyse git,o kulunun tövbesini kabul et,çünkü ben onun tövbesini kabul ettim” dedi. Ardından efendimiz genci çağırdı,Allah’ın onun tövbesini kabul ettiğini müjdeledi.

Samimi tövbe; kalp ile pişman olmak,dil ile istiğfar etmek ve içinde ona bir daha dönmemeğe karar vermekle olur. “Ey iman edenler,Allah’a samimi bir şekilde tövbe edin…” (Tahrim-8)

kaynak mollacami.com

Kategori Açıklamalar | Yorum yok »

Amellerin En Makbulü: Allah İçin Sevmek

Şubat 7th, 2009 Yazar pasa

Allah’u Teala insanı ahseni takvim olarak yaratmış, İslam’ı din, Hz. Muhammed (sav.)’i peygamber olarak kabul eden müminleri birbirine dost ve kardeş kılmıştır.

Bu kardeşliği ve dostluğu Allah’u Teala Kuranı Kerim’de şöyle açıklamıştır: “Müminler ancak ve ancak kardeştirler, iki (mümin) kardeşin arasını ıslah edin. Allah’tan sakının. Umulur ki merhamet olunursunuz.”(Hucurat 10).

Tevbe suresi 7.ayette ise “Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostudurlar”.buyurmuştur.

Dini kardeşlik ve dostluğun insana yüklediği ilk büyük görev karşılıklı sevgidir. Sevgi imanı takip eden kutsi bir görevdir.

Allahu Teala en çok kendisinin sevilmesini emretmiştir. Peygamberimiz de gerçekten iman etmiş olmak için kendisinin, ana babadan, çocuklardan ve diğer insanlardan daha fazla sevilmesi gerektiğini bildirmiştir.

Allah ve Peygamber sevgisinden kaynaklanan sevginin İslam dinindeki önemini bildirmek için Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:”Amellerin en değerlisi Allah için sevmek ve Allah için nefret etmektir.” Müminleri sevmenin böylesine yüce, böylesine mükafatlı olmasının sebebi, kuşkusuz müminlerin Allah katındaki üstün değerindendir.

Gerçek odur ki imansız sevgiye ulaşılamaz ve sevgisiz de iman olgunlaşamaz.

Bir kimse ile Allah için dostluk ve kardeşlik yapmak Allah katında üstün ibadetlerdendir. Peygamberimiz buyururlar ki:”Allahu Teala bir kimseye hayır murad ederse din yolunda ona hayırlı bir dost ihsan eder, Allahu Teala’yı unutursa dostu ona hatırlatır, hatırlarsa dostu ona yardım eder.”

İdrisi Hûlani Muaz b.Cebel’e:”Ey Muaz ben seni Allah için severim” dedi.
Muaz: “Ey İdris sana müjdeler olsun. Çünkü Peygamberimizden duydum. Buyurdu ki ‘Kıyamet gününde arşın etrafına kürsüler kurulur. Üzerlerinde bazı insanlar oturur ki, yüzleri ayın ondördü gibi parlar. Bütün insanlar korku ve endişe içindeyken, onların korku ve endişesi yoktur.’

-Onlar kimlerdir ya Rasulallah ? dedim.

‘Allah için birbirini sevip dost edinenlerdir’ buyurdu.

Hiç kimsenin sığınacağı bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde arşın gölgesinde bulunacak yedi sınıftan birisinin Allah için birbirlerini seven, Allah için bir araya gelip, Allah için ayrılanlar olduğunu yüce Peygamberimiz bizlere haber vermektedir.

Hakiki sevgi iki derecedir:

Birinci derece: Bir kimseyi dini bir iş için sevmektir. İlim öğreten üstadı sevmek veya talebeyi ilim öğrendiği için sevmek, bir kimseyi ibadete fazla zaman ayırabilmek için kendisine yardımından dolayı sevmek Allah için olan sevgidendir.

İkinci derece: Bir kimseyi, ilim öğrenmek, ilim öğretmek, ibadet imkanı vermek gibi bir sebepten değil, taatlı bir kul olduğu için sevmektir. Bir aşık sevgilisinin köyünü, mahallesini, hatta o mahallenin hayvanlarını dahi sevdiği gibi, Allah’ı seven de onun yarattıklarını sever. Çünkü vücuda gelen her şey onun eseridir. Şüphesiz aşık, sevgilisinden başka onun eser ve sanatını da sever.

Peygamber efendimize sordular:

-Ya Resulallah, kimlerle oturup kalkalım?

Buyurdu ki “Sorduğunuz zaman size Allah’ı hatırlatan, sözleri amelinizi artıran, işleri sizleri ahirete teşvik eden kimselerle oturup kalkınız.”

İnsanlığın içinde kıvrandığı sıkıntı ve buhrandan kurtulmasının tek yolu Allah için birbirini, sevmesidir. Sevgiden, şefkatten, merhametten başka gönül kapılarını açacak, insanlığı huzura kavuşturacak başka bir anahtar yoktur. Sevilmiyorsak dikkat edelim sevilmeye çalışalım. Çünkü sevgili Peygamberimiz “Sevmeyende ve sevilmeyende hayır yoktur.” buyuruyorlar.

Hz.Ömer (r.a) şöyle buyuruyor: “Gece sabahlara kadar namaz kılsanız, gündüz akşama kadar oruç tutsanız, malınızı mülkünüzü ihtiyaç sahiplerine dağıtsanız, harplerde kahramanca çarpışsanız, eğer sevdiğinizi Allah için sevmiyor, buğuz ettiğinize Allah için buğuz etmiyorsanız yaptıklarınızdan hiçbir fayda göremezsiniz.”

Rabbimiz bizi sevgisi ve buğzu Allah için olan salih kullarından eylesin

kaynak mollacami.com

 

Kategori Açıklamalar | Yorum yok »

« Önceki yazılar Sonraki yazılar »